"Kat'i olarak bilinmelidir ki Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatına hakim ve esas olacaktır." (1933) Mustafa Kemal ATATÜRK

Seçenekler

· Ana Sayfa

· Topluluk Hakkında

· Haberler

· Etkinlikler

· Türkçesi Varken

· Fotoğraflar

· Makaleler
· İletişim

Türkçesi Varken!
Bağlantılar

· Bilkent Üniversitesi

· Türk Dil Kurumu

· Dil Derneği

· Dilim Dilim

· Türk Dil Tarih Kültür Birliği

· Türkçemizi Canlandırma Derneği

· TDK Türk Lehçeleri Sözlüğü

· Dilde, Fikirde, İşte Birlik

· AKÜ Türkçe

· Atılım Türkçe

· Bilgi Türkçe

· Hacettepe Türkçe

· ODTÜ Türkçe

· SDÜ Türkçe

· Kaşgarlı Mahmut

  

MAKALELER

 

TÜRK LEHÇELERİ / Mehmet ŞAHİN

Türkçe’nin bilinen ilk yazılı eseri olan Orhun Abideleri VIII. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen aslında yazılı Türkçe’nin bundan iki asır daha eski olduğu tahmin edilmekte. Zira Birinci Göktürk İmparatorluğu dönemine (552 – 581) ait yazılı tabletler, Bizans İmparatoru’na gönderilmek üzere yazılan mektuplar bugün gün ışığına çıkarılmıştır. Bu da gösteriyor ki, Türkçe yeryüzünde en az Latince veya Çince kadar eski bir dildir. Çünkü kendine has bir yazılı dilin oluşması için o dilin asırlardan beri konuşuluyor olması gerekmektedir. Eski dil olmasının yanında, Türklerin büyük çoğunluğundaki göçebe hayat tarzı sayesinde Türkçe geniş bir coğrafyaya da yayılmıştır. Aynı kavramı farklı kaynaklardan öğrenme ve gırtlak yapısını etkilemesi gibi sebeplerle değişik iklimlerde yaşamış olmak, alfabe farklılıkları, farklı topluluklarla etkileşim, değişik dinlere tabi olma gibi diğer sebepleri de göz önüne aldığımızda, Türkçe’de büyük lehçe farklılıklarının bulunması kaçınılmazdır.

Altı Lehçeden Oluşan Dil

Türk dilbilimcileri, bir dili üç alt gruba ayırmaktadır; ağız – lehçe – uzak lehçe.
Türkçe kaybolan bazı ağızlarıyla birlikte bugün dilbilimciler tarafından 6 lehçe ve uzak lehçeden müteşekkil bir dil olarak kabul görmektedir: Argu, Kıpçak, Oğuz, Ogur (Bolgar), Sibirya ve Uygur. Bunlardan Ogur ve Sibirya grupları uzak lehçe, diğerleri lehçe olarak adlandırılmaktadır. Bugün dünyanın çeşitli bölgelerinde Türkler tarafından Arap, Kiril ve Latin alfabeleri kullanılmaktadır.

Bugün en yaygın olarak kullanılan lehçe Oğuz lehçesidir. Dünyadaki Türk nüfusunun yüzde 65’i Oğuz grubundadır. Bu lehçe bünyesinde Türkiye Türkçesi, Balkan Türkçesi, Gagauzca, Azerice, Türkmence, Avşarca, Hazaraca ve Şalarca’yı barındırır. Balkan Türkçesi, Türkiye Türkçesi’ne yakın bir ağızdır. Aynı şekilde Moldavya’daki Gagauz Özerk Bölgesinde konuşulan Gagauzca ile Suriye ve Irak Türkmencesi, Türkiye Türkçesine büyük benzerlik göstermektedir. Öyle ki, karşılıklı konuşulduğu zaman bu insanların farklı yörelere ait olduğu belli olsa da aynı ülke vatandaşı gibi son derece rahat anlaşmaktadırlar. Örneğin bir Kerküklü Türkmen ile bir Köstenceli Türk konuştuğu zaman sanki bir Erzurumlu ile bir Edirneli konuşuyormuş gibi gözükebilir. Azeri ağzı ise Azerbaycan’ın resmi dili olan ayrıca İran’ın kuzeydoğusunda kullanılan Azerice’nin yanı sıra Avşar, Horasan, Kaşgay ve Aynallu yörelerinde konuşulan ağızları kapsamaktadır. Afganistan’da konuşulan Hazaraca’yı bu kategoriye dâhil eden bazı bilim adamları olduğu gibi, Hazaraca’nın ayrı bir lehçe hatta ayrı bir dil olduğunu iddia edenler de var.

Türk Fikir Adamlarının Dili: Kıpçakça

Türkçe’nin bir diğer önemli lehçesi de Kıpçakça. Nüfus olarak yaygın olmasa da coğrafya olarak en geniş alanda konuşulmasından ve 18.yüzyıldan itibaren önemli eserlerin bu lehçede yayınlanmasından ötürü Kıpçakça geniş kesimler tarafından bilinmektedir. Kazakça, Kırgızca ve Tatarca bu lehçenin en önemli ağızlarındandır. Tarihteki Kumanların kullandığı bu lehçeyi günümüzde Kazak, Kırgız ve Tatarlardan başka Barabalar, Başkurtlar, Karaçaylar, Karaimler, Karakalpaklar, Kırımçaklar, Kumuklar, Nogaylar ve Karaimler konuşmaktadır. Bu lehçelerden Karakalpakça Özbekistan’da; Kırımçakça Kırım’da konuşulmaktadır. Karaimce’yi konuşan insanların sayısı bugün 100 civarında kalmıştır. Türkiye Türkçesi ile rahat anlaşılabilen bu lehçe maalesef kaybolmaya yüz tutmuştur. Bugün, Letonya, Litvanya ve Polonya’da birkaç köyde konuşulmaktadır. Diğer lehçeler Rusya’nın çeşitli bölgelerindeki özerk Türk bölgeleri veya topluluklar tarafından kullanılmaktadır.

Cengiz’in Dili

Tarih boyunca başta Ali Şir Nevaî olmak üzere birçok Orta Asyalı şairin kullandığı ve Moğol İmparatorluğu’nun da (1206 – 1405) resmi dili olan Çağatayca, bugün dilbilimciler tarafından Uygur grubu olarak adlandırılmaktadır. Özbekçe ve Doğu Türkistan’da konuşulan Uygurca bu lehçenin en önemli iki ağzıdır. Çin’deki diğer Türk gruplarından olan Yugur ve Aynu dillerini konuşanların toplam sayısı ise 10.000 civarındadır. Bu grupta kaybolmaya yüz tutmuş “İli Türkçesi” diye adlandırılan ağzı ise yine Çin’de yaşayan 120 kişilik bir köy konuşmaktadır.

Sibirya’da yaşayan Türklerin dilleri ise Sibirya Grubu olarak adlandırılmaktadır. Sahaca (Yakutça), Tuvaca, Hakasça, Altayca, Şorca, Dolganca, Çulimce, Tofaca, Hotonca, Televütce gibi diller bu gruba dâhildir. Adından da anlaşılacağı üzere bu boylar Sibirya’da yaşamaktadır ve nüfusları; en azı 3.000 (Televütler), en kalabalığı 400.000 (Saha/Yakutlar) olmak üzere değişkenlik göstermektedir. Tofaca ise kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir lehçedir.

Eski Türkçe’nin Günümüzde Yaşayan Hâli

Ogur veya diğer adıyla Bolgar lehçesi günümüzde sadece Çuvaşlar tarafından konuşulmaktadır. Tarihte Hunlar da dâhil olmak üzere birçok eski Türk kavminin konuştuğu dili andıran Çuvaşça “r Türkçesi” diye tabir edilen özel bir isimle anılmaktadır. Örnek vermek gerekirse; eski Türkçe’de kullanılan çoğul “-z” eki bugün sadece Çuvaşça’da kullanılmaktadır. Çuvaşça’ya “r Türkçesi” denmesinin sebebini bazı dilbilimciler “z” ve “d” seslerinin Çuvaşça’da “r” sesine dönüşmesinden dolayı olduğunu açıklamaktadırlar. Ancak bu tam olarak tatmin edici bir açıklama değildir, zira değişik lehçelerde birçok ses dönüşüme uğramaktadır.

Son grup ise üzerinde araştırma yapılmasına ihtiyaç olan Argu Grubu, Halaçca’dan ibarettir. Diğer Türk lehçelerine en uzak kalan lehçedir. Dil bilimcisi Gerhard Doerfer'in görüşüne göre Halaç, Türk dillerinin Argu grubunun son üyesidir. Türkçe'den çok erken ayrılmış ve 13. yüzyılda İran'da, etrafı Farsça konuşanlarla çevrili kalmıştır. Bugün İran’ın Arak bölgesinde 40 bin kişi tarafından konuşulmaktadır.

Ortak Alfabe

Alt alta yazıp toplandığında, Türkçe günümüzde 200 milyondan fazla insan tarafından ana dil olarak konuşulmaktadır. Kırka yakın ağızdan müteşekkil kabul edilmesindeki en büyük etkenlerden biri (tarihi ve coğrafi farklılıkların yanı sıra) şüphesiz Sovyet döneminde uygulanan bölücü politikalardır. Özellikle Orta Asya ve Sibirya’da yaşayan boylar, Stalin döneminde farklı isimler vermek ve değişik alfabeler dayatmak suretiyle sunî olarak birbirlerinden ayrılmışlardır. Sovyetlerin dağılmasının ardından resmi olarak ilk defa 1993 yılında Antalya’da toplanan “Türk Devlet ve Toplulukları, Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı”nda gündeme gelen “ortak alfabe” konusu o günden itibaren Türk devletlerinde birer politika haline geldi. İlk olarak Azerbaycan 1992’den itibaren kademeli olarak, 1996’da ise tamamen, halkın isteği doğrultusunda, özellikle Türkiye ile rahat anlaşabilmek için Latin alfabesine geçti. Türkmenistan ise bunu 2000 yılında gerçekleştirdi. Aynı yıl, Rusya’ya bağlı Tataristan Özerk Bölgesi de mecliste Latin alfabe kullanılmasını kabul etti. Özbekistan’ın da 2010 yılına kadar geçmesi beklenmekte. Kazakistan hükümeti de 60 bin dolar ayırarak Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’daki değişimi incelemek ve uygulamak amacıyla Bilim Akademisi Dil Enstitüsü’nü kurdu. Bu şekilde adım adım ortak alfabeye geçiş ve aynı zamanda teknolojinin de gelişmesiyle iletişimin artık çok rahat olması sayesinde ilerleyen yıllarda Türk dünyasında– en azından bağımsız ülkeler arasında - ortak bir Türkçe belki de kendiliğinden oluşacaktır. Nitekim 1883 - 1918 yılları arasında Kırım Bahçesaray’da İsmail Gaspıralı tarafından Arap alfabesi kullanılarak Osmanlı Türkçesiyle neşredilen Tercüman gazetesi İstanbul, Kahire, Semerkant gibi merkezlere gönderiliyor ve okuma yazma bilen herkes tarafından rahatça anlaşılıyordu. O yıllarda Anadolu merkezli başlayan ortak Türkçe çalışmaları, Sovyetler döneminde sekteye uğrasa da bugün tekrar başlatılmıştır. Üstelik bu sefer daha kolay anlaşılabilen, Arap alfabesinin aksine ünlüleri olması sebebiyle Türkçe’nin yapısına daha uygun olan ve dünyada en fazla kullanılan Latin alfabesiyle adım adım gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu noktada Türkiye Türkçesi’ne yakın bir lehçe olmasına rağmen, Çin’in baskıları yüzünden Uygurca’nın alfabe birliği sürecinde dahil olması zor gözüküyor. Zaten çok zor elde ettikleri Arap alfabesini – ki Arapça’dan da bazı noktalarda farklılık göstermektedir – kullanma hakkını da kaybetmemeleri açısından şimdilik böyle bir şey talep etmek Çin’in Uygur fobisini uyandırmaktan başka bir işe yaramayacağından pek gerçekçi gözükmüyor. Uygurca’yı bir kenara bırakacak olursak önümüzdeki yıllarda Türklerin ortak bir alfabeye kavuşması hayal olmadığı gibi toplumların birbirleriyle olan iletişimlerini güçlendirecektir. Bu sayede de küreselleşen dünyada Türkçe de hak ettiği yere kavuşacak, bir dünya dili haline gelebilecektir.


Lehçe Cümle
Türkiye, Kıbrıs, Balkan Türkçesi Yeni yılınız kutlu olsun
Azerbaycan Yeni iliniz mübarek olsun
Türkmenistan Teze yılınızı gutlayaarın
Gagauzlar Yeni yılınızı kutlerim
Irak Türkmenleri Yengi iliyiz mubarak olsun
Kırgızca Cangı cılıngız kuttu bolsun
Kazakça Canga cılıngız kuttı bolsın
Karakalpakça Canga cılıngız kuttı bolsın
Kazan Tatarcası Sizni yanga yıl bilen tebrik item
Kırım Tatarcası Yanı ılınız mubarek olsun
Başkurtça Hizzi yangı yıl menen kotlayım
Karaçay - Balkarca Cangngı cılığıznı alğışlayma
Nogayca Yana yılınız men
Kumukça Yangı yılıgız kutlu bolsun
Karayca Sizni yanhı yıl bıla kutleymın
Özbekçe Yengi yılıngız mübarek bolsun
Uygurca Yengi yılıngızğa mübarek bolsun
Sahaca (Yakutça) Ehigini şanga cılınan eğerdeliibin
Şorca Naa çıl çakşı polzun
Altayca Slerdi cangı cılla utkup turum
Tuvaca Caa çıl-bile bayır çedirip or men
Hakasça Naa çılnang alğıstapçam sirerni
Çuvaşça Sene sul yaçepe salamlatap

 




 
 
Haberler
Gelecek Etkinlik

Makaleler
E-Posta Öbeği
E-Posta Öbeği'ne ulaşmak için tıklayın.
İletişim

 

2007

Bu sitenin tüm kullanım hakları Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi Türkçe Topluluğu'na aittir.

Site içeriğinin izinsiz olarak kullanılması yasaktır.