|
731. DİL
BAYRAMI'NDA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ'NİN BİLDİRİSİ
Saygıdeğer protokol ve
hocalarım, Türkçe’ye ve Türklüğe gönül vermiş değerli yol arkadaşlarım!
731. sini kutladığımız Türk
Dil Bayramı’nın, dil alanında büyük ve kutlu zaferlere aracı olmasını dileyerek
sözlerime başlamak istiyorum. Evet, ne yazık ki büyük ve kutlu zaferlere
ihtiyacımız vardır. Bugün, Türkiye’nin dört bir yanında yabancı dille eğitim
yapan birçok okul bulunmaktadır. Bu okullarda yapılan eğitim, başta İngilizce
olmak üzere birçok değişik dillerde yapılmaktadır ve milli kültürümüze zarar
vermelerinin yanında, geleceğimize konmuş ipotek görünümü sergilemektedirler.
Yabancı dille eğitim yanlışlığındaki esas sebep büyük Türk düşünür ve bilim
adamı Ziya Gökalp’in de belirttiği gibi milletimizin teori ile uğraşmaktansa
pratik sonuçları uygulamak konusundaki kolaycı hevesi olabilir. Başta bilimi
ithal etmek anlayışı, bugün dilimizin geldiği acı durumun esas nedenidir. Bu
duruma son vermek için ne yapmak gerekir? Bu soru doğrultusunda düşünmek,
fikirler üretmek gerekliliği artık milli varlığımız için hayati bir önem taşır
hale gelmiştir.
Biz, Bilkent Üniversitesi
Türkçe Topluluğu olarak, belki de diğer üniversitelerden farklı bir konumdayız.
Biz, yabancı dille öğretim yapan bir üniversitenin öğrencileriyiz. 2003’te
kurulan topluluğumuz, bu yıl 5. yılını kutlamaktadır. Bu 5 yılda, Türkçe
çığırının öncülerinden Oktay Sinanoğlu, A.Bican Ercilasun, Yakup Deliömeroğlu,
Ş.Halûk Akalın hocamız, Üstün Dökmen, Fatin Sezgin, Tuna Kiremitçi, Cemal Safi,
Talat Hamlan, Hilmi Yavuz, Aslan Bulut ve Servet Kabaklı gibi isimleri
ağırladık. Bunun yanında 2 haftada bir yenilenen Türkçesi Varken
afişlerimiz çıkmakta ve diğer etkinliklerimizle beraber her ay 200 civarı afiş
basmaktayız. Basın-yayın yoluyla kirlenen Türkçe’mizin, ancak yine aynı yolla
temizlenebileceğine inanıyoruz. Üye sayımız her geçen gün artmaktadır. Bunda,
son zamanlarda milli kimliğimize artan saldırıların etkisiyle özellikle
gençlerin “vatan için bir şeyler yapabilmek” gayretiyle dilimize sahip
çıkmalarının etkisi azımsanamaz. Biz de, her hafta yaptığımız olağan
toplantılarımızda çözüm önerileri geliştirmekte, insanları bilinçlendirme
yollarını aramaktayız.
Belirtmek istediğim bir
nokta da, Türkçe’yi yalnızca Anadolu Türkçesi’nden ibaret görmemek gerektiğidir.
Türkçe, klasikleşmiş ifadeyle, “Adriyatik’ten Çin Seddine” uzanan büyük ve güçlü
bir coğrafyanın anahtarıdır. Halkımızın, Türkçe’nin güzelliklerinin farkına
varmasında yalnızca Anadolu Türkçesi’nin güzelliklerinden değil, Ali Şir Nevai,
Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacip, Ahmet Yesevi, Yolluğ Tigin gibi bilgelerden ve
Cengiz Aytmatov ile Bahtiyar Vahapzade gibi Hazar doğusu Türk edebiyatının
günümüzdeki isimlerinden de yararlanılmalıdır. Diğer Türk lehçelerinin
incelenmesi de önemlidir. Bu amaçla, bu yıl ikincisini düzenlediğimiz şiir
yarışmamızın ödül töreninde Kaşgarlı Mahmud paneli düzenledik. Denizde bir tek
damla kadar etkili olabildikse ne mutlu bizlere.
Türk’ün, Türk’ü Türklük
için yabancı dille eğittiği bir sınıf düşününüz. Hoca Türk, öğrenci Türk,
öğretilen bilgi Türklük için fakat sınıfta Türkçe yasak. Bu durumun verdiği acı,
yaşanmadan anlaşılamaz. Dilerim, hiç kimse bu acının nasıl olduğunu öğrenmesin
ve bu tür bir acı unutulsun, hiç hatırlanmasın.
Topluluğum adına,
saygıdeğer hocalarımı ve değerli yol arkadaşlarımı saygı ile selamlar bize kulak
verdiğiniz için teşekkür ederken, not almak isteyenler için ağ sayfamızın
adresini vermek istiyorum: turkce.clubs.bilkent.edu.tr.
Saygılarımla,
Serhan ÜNAL
|